“O bir ozan olarak kendisine düşeni fazlasıyla yapmıştır. Aşiretinin düğünlerinde halay havaları, üzgün günlerinde ağıt, kavga sırasında da koçaklamalar çalıp söyleyerek onlara moral vermiş, umut vermiştir. Ve yine o, elinde sazı, omzunda tüfeği, geleneğe uyarak gidebildiği her yere gitmiş, 'gezgince halk âşığı' geleneğini gücü yettiği ölçüde sürdürmeye çalışmıştır...”
|